Bu akşam Star TV’de çok az kişinin hatırladığı Yeşilçam filmi: Oh Olsun her dakikasına değer ve nostaljinin zirvesi

Özetle

  • 🎬 Oh Olsun
  • 📺 Star TV, 20:00
  • 🕰 Yeşilçam döneminin nostaljik atmosferini yansıtan, ailece izlenebilecek, sıcak ve naif bir Türk filmi; romantizm, mizah ve toplumsal değerlerin işlendiği klasik bir Yeşilçam yapımı.

Star TV, Yeşilçam, Oh Olsun, Türk sineması, 1 Şubat 2026 yayın akışı

Bu Akşam Star TV’de Yeşilçam Kokusu: “Oh Olsun”

Pazar akşamına nostalji katmanın en risksiz yolu belli: Star TV’nin saat 20:00 kuşağına yerleştirdiği Yeşilçam seçkisi. Bugün ekrana gelecek “Oh Olsun”, hakkında fazla veri bulunmayan ama kategorisi sayesinde tonuna ve enerjisine dair güçlü bir fikir edinebildiğimiz filmlerden biri. Bir nevi Yeşilçam’ın gizemli çekmecesinden çıkan, isim olarak tanıdık ama detayları unutulmuş bir parça gibi. Tam da bu yüzden, ekran başında yeniden keşfetme hissi taşıyor.

Her ne kadar elimizde filmin oyuncu kadrosu, yönetmeni veya tam hikâyesi bulunmasa da “Oh Olsun”un Yeşilçam etiketi bize çok şey söylüyor. Bu etiket, belirli bir ruhu, bir dönem estetiğini ve sinema dilini beraberinde getiriyor: masum romantizm, hızlı akan mizah, iyi ve kötü arasındaki keskin çizgiler, aile sıcaklığı ve her zaman yüzünde hafif bir tebessüm bırakan final dokunuşu.

Bir Yeşilçam Filmine Bakarken Ne Beklemeli?

Yeşilçam söz konusu olduğunda, elinizde detaylı bir sinopsis olmasa bile bazı şeylere hazır olursunuz. O dönem sinemasının ortak hafızaya kazınmış anlatı kalıpları, daha jenerik akarken bile izleyiciye “Bu dünyayı biliyorum” hissi veren bir tanıdıklık yaratır. “Oh Olsun” da büyük ihtimalle bu kalıplardan beslenen bir yapım.

  • Abartılı ama iyi niyetli duygular
  • Sınıf farklılıkları etrafında dönen romantik ya da komik çatışmalar
  • Mükemmel zamanlamayla patlayan tipik Yeşilçam esprileri
  • Aile, dostluk, fedakârlık gibi konuların kalbe dokunan yansımaları

Her Yeşilçam filminde olduğu gibi, “Oh Olsun”un da günümüz izleyicisi üzerinde iki yönlü bir etkisi var. Bir yandan naifliği ve sadeliği nedeniyle tatlı bir nostalji yaratıyor; diğer yandan bugünün çok katmanlı hikâye alışkanlıklarına kıyasla biraz hafif ve tahmin edilebilir gelebiliyor. Ama tam da bu yüzden, bir pazar akşamı için ideal bir kaçış noktası sunuyor.

TV’de Yeşilçam Geleneği ve Bu Filmin Yeri

Türk televizyonlarında Yeşilçam filmlerinin hâlâ düzenli olarak yayınlanması aslında kültürel hafızanın nasıl canlı tutulduğuna dair güzel bir örnek. Dijital platform çağında olmamıza rağmen, özellikle hafta sonu kuşaklarında bu tarz filmlerin hâlâ izlenmesi ve tercih edilmesi, toplumsal alışkanlıklarımızın değişmeden koruduğu bir alan olduğuna işaret ediyor.

“Oh Olsun”un yayın akışlarında sık rastlanan filmlerden biri olmaması, bu akşamki yayını biraz daha özel kılıyor. Yeşilçam’da çok bilinen klasikler vardır — her sahnesi ezbere bilinenler… Bir de adı tanıdık gelse de TV’de çok sık karşımıza çıkmayan, bu yüzden yakalanınca izleyicinin hoş bir “Aa, bunu hatırlıyorum!” duygusu yaşadığı filmler. Bu yapım, ikinci kategoriye daha yakın duruyor.

Kültürel etkisi açısından bakıldığında, Yeşilçam’ın genel mirası zaten güçlü bir kolektif bilinç oluşturuyor. “Oh Olsun” özelinde elimizde detay olmasa da, bu etikete sahip her film o bütünün bir parçası. Bir dönem gençliğini şekillendiren, aile salonlarında nesillerin birlikte izlediği, Türkiye’de televizyon geleneğinin temel taşlarından biri olan bu sinema biçimi, bugün hâlâ sıcaklığını kaybetmiyor.

Bu Akşam Ekrana Kurulmanın Küçük Bir Sebebi Daha

Pazar akşamlarının hafiflik isteği çok gerçek. Telaşlı bir haftanın son gününde, zihni yormayan ama keyif veren bir film izlemek gibisi yok. “Oh Olsun”, hakkındaki eksik bilgiler sayesinde izleyiciyi merak ettiren, Yeşilçam etiketi sayesinde ise güven veren hoş bir karışım sunuyor.

Nostalji arayanlar için doğru adres. Ailece izlemeye uygun bir seçenek olması, kültürel hafızayı hatırlatan bir zaman yolculuğu sunması ve “Bugün ne izlesem?” sorusuna düşük stresli bir yanıt vermesi izleme motivasyonunu artırıyor.

Yapımın detaylarının bilinmemesi, onu izleme deneyimini daha da ilginç hâle getiriyor. Bugün keşfetme hissiyle başlayan bir film keyfi, Yeşilçam’ın tüm sadeliğini tekrar hatırlatabilir. Üstelik Star TV’nin pazar kuşağındaki yerleşik nostalji çizgisi, bu yayını haftanın sakin bir ritüeline dönüştürüyor.

Kendi sinema tarihimizin tozlu raflarında duran bu tür filmler, bazen en çok ihtiyacımız olan şeyi verir: sıcak bir hikâye, tanıdık bir atmosfer ve yüzümüzde yarım bir gülümseme. “Oh Olsun”, tam da bu boşluğu dolduracak gibi duruyor.

Pazar akşamı Yeşilçam filmi izler miydin?
Her zaman nostaljiye bayılırım
Sadece çok ünlü olursa
Merak edip bir şans veririm
Dijital platformları tercih ederim
Asla eski film izlemem

Yorum yapın